Son dönemde artan jeopolitik gerginlikler, Rusya ve Belarus'un gerçekleştirdiği olağanüstü askeri tatbikatlarla yeni bir boyut kazandı. Doğu Avrupa'nın bu iki güçlü ülkesinin ortak operasyonları, çevre ülkelerde büyük bir endişe yarattı. Estonya, Letonya ve Litvanya'nın sınırlarına oldukça yakın bölgelerde yapılan askeri maneuvralar, siyasi analistlerden güvenlik uzmanlarına kadar geniş bir yelpazede tartışmalara neden oldu. Bu tatbikatlar, hem askeri güçlerini yoklama hem de batı ile olan mevcut gerilimi tırmandırma amacı taşıdığı düşünülüyor.
Rusya ve Belarus, ortak askeri tatbikatlarını 2023 yılında gerçekleştirmeye başladı. Tatbikatlar, hem iki ülke arasındaki askeri işbirliğini pekiştirmek hem de NATO'nun doğuya genişleme politikalarına bir yanıt olarak değerlendiriliyor. Bu tatbikatlar, özellikle Baltık ülkeleri üzerinde büyük bir baskı yaratıyor. Tatbikatların boyutu ve kapsamı, uluslararası kamuoyunun dikkatini çekiyor. Çoğu analist, bu tür askeri faaliyetlerin, bölgedeki güvenlik durumunu daha da karmaşık hale getireceği görüşünde birleşiyor.
Rusya ve Belarus arasındaki askeri işbirliği, tarihsel olarak çok derin bağlara dayansa da son yıllarda yaşanan global çatışmalar bu ilişkiyi farklı bir boyuta taşıdı. 2023 yılının başlarından itibaren Rusya'nın Ukrayna'da sürdürdüğü askeri operasyonlar, Belarus'un da beraberinde katılmasını teşvik etti. Bu durum ise, Moldova ve Polonya gibi komşu ülkelerin güvenlik endişelerini artırdı. Özellikle, Baltık Denizi'nde artan askeri faaliyetler ve hava sahasında yaşanan ihlaller, bölgedeki istikrarsızlığın bir göstergesi olarak öne çıkıyor.
Estonya, Letonya ve Litvanya; Rusya'nın artan askeri varlığına karşı kendi can güvenliklerini sağlamak amacıyla NATO ile yakın işbirliği içinde hareket ediyor. NATO'nun hızla bölgeye daha fazla asker ve askeri malzeme sevk etmesi, Rusya ve Belarus'un tatbikatlarına anında tepki olarak değerlendiriliyor. Bu ülkeler, kendi savunma sistemlerini güçlendirme çabası içinde, aynı zamanda Avrupa Birliği'nden de destek arayışında. Avrupa'nın bu duruma verdiği yanıt, sadece askeri güç değil; aynı zamanda diplomatik ve ekonomik yaptırımları da içeriyor.
Uluslararası güvenlik uzmanları, Rusya ve Belarus'un gerçekleştirdiği tatbikatların yalnızca askeri değil, aynı zamanda psikolojik bir savaş olduğunu düşünüyor. Bu tür tatbikatlar, komşu ülkelerde aşırı korku ve endişe yaratmakla kalmayıp, uluslararası toplumda da geniş bir dikkat çekiyor. Özellikle NATO üyesi ülkeler için bu durum son derece tehlikeli bir alarm zilleri çalıyor. Jeopolitik çatışmaların derinleşmesi, aynı zamanda enerji pazarlarında da dalgalanmalara neden oluyor. Enerji bağımlılığı olmadan, Avrupa'nın bu duruma nasıl yanıt vereceği merak ediliyor.
Moskova ve Minsk arasındaki askeri işbirliğinin gelecekte hangi boyutlara ulaşacağı belirsizliğini korurken, Avrupa ve özellikle NATO ülkeleri, bu konuyu dikkatle izlemeye devam ediyor. Doğu Avrupa'daki güvenlik durumu, iktisadi ve askeri güç dengesini derinden etkilemektedir. Avrupa ülkelerinin bu duruma verecekleri yanıt ise, bölgedeki gelişmelerin seyrini belirleyecek en kritik unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
Bölgedeki bu yükselen gerilim, yalnızca askeri açıdan değil, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik boyutlarıyla da ele alınmalıdır. Komşu ülkeler, bu durumu göz önünde bulundurarak, stratejik planlarını gözden geçirmeli ve ortak güvenlik kültürü oluşturma yolunda adımlar atmalıdır. Rusya ve Belarus'un gerçekleştirdiği tatbikatlar, uluslararası ilişkilerin ne denli karmaşık bir yapıya sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor ve bu durum, tüm dünyada geniş yankı uyandırıyor.